
Özel Dr. Arslan Polikliniği
Cilt lekeleri; melanin pigmentinin artışı veya düzensiz dağılımı sonucu oluşan renk değişiklikleridir. Ancak her leke aynı değildir. Oluşum nedeni, ciltte yerleştiği tabaka (epidermal ya da dermal), hormonal ve çevresel tetikleyiciler ile kronikleşme eğilimi farklılık gösterir. Bu nedenle İstanbul cilt lekesi tedavisi planlanırken ilk adım doğru sınıflandırmadır.

Özel Dr. Arslan Polikliniği olarak, Abdi İpekçi Caddesi üzerindeki merkezi konumumuzda, Nişantaşı leke tedavisi alanında kişiye özel değerlendirme yapıyoruz. Lekenin tipi ve derinliği analiz edilmeden uygulama planlanmaz. Çünkü yanlış yöntemin seçilmesi, hem yetersiz sonuçlara hem de pigmentin koyulaşmasına neden olabilir.
Aşağıda en sık karşılaştığımız leke çeşitlerini detaylı olarak bulabilirsiniz.
Bu sayfanın ilerleyen bölümlerinde aşağıdaki başlıkları bulabilirsiniz. İlgilendiğiniz başlığa hızlıca erişmek için başlığın üzerine hafifçe dokunun.
Cilt lekesi tedavisinde kullanılabilecek yöntemler lekenin türüne ve cilt yapısına göre değişiklik gösterir. Lazer tedavileri, kimyasal peeling ve mezoterapi en sık kullanılan yöntemler arasındadır. Aşağıdaki videoda cilt lekesi tedavileri hakkında detaylı bilgi bulabilirsiniz.
Daha Fazla Bilgi Alın
Doktorumuza çekinmeden danışabilirsiniz.


Alanında deneyimli ekibimiz, tüm sorularınızı yanıtlamak için şu an çevrimiçi.
Cilt lekeleri farklı nedenlerle ortaya çıkabilir ve her leke türü farklı özellikler gösterir. En sık görülen leke çeşitleri güneş lekeleri, melazma, çiller ve akne sonrası lekeleridir. Aşağıdaki tabloda yaygın görülen cilt lekelerinin temel özellikleri karşılaştırmalı olarak yer almaktadır.
Özetle, cilt lekelerinin türü ve oluşma nedeni farklıdır. Bu nedenle leke türünün doğru belirlenmesi, uygulanacak tedavi yönteminin seçilmesi açısından büyük önem taşır.
Güneş lekeleri, uzun süreli UV maruziyetine bağlı olarak gelişen pigment artışlarıdır. Genellikle açık kahverengi tonlarda, sınırları belirgin ve yuvarlak formdadır. Yıllar içinde biriken güneş hasarının ciltteki yansımasıdır.

En sık görüldüğü bölgeler:
Çoğunlukla yüzeysel yerleşimlidir. Bu nedenle doğru cihaz ve protokol seçimiyle başarılı sonuçlar alınabilir. Ancak etkin güneş koruması sağlanmazsa tekrarlama riski bulunmaktadır.
Melazma, özellikle hormonal değişimlerle ilişkili, kronik ve tekrarlama eğilimi olan bir pigmentasyon problemidir. Genellikle simetrik yerleşim gösterir ve yanak, alın ile üst dudak bölgesinde yoğunlaşır.

Tetikleyici faktörler:
Melazma çoğu zaman epidermal ve dermal bileşen içerir. Bu nedenle sabırlı, kombine ve kişiye özel planlama gerektirir. Agresif veya bilinçsiz uygulamalar lekeyi koyulaştırabilir.
Çiller genetik yatkınlıkla ilişkili küçük pigment odaklarıdır. Daha çok açık tenli bireylerde görülür ve çocukluk döneminde başlar.

Özellikleri:
Yüzeysel pigment artışı söz konusudur. Estetik kaygı oluşturuyorsa uygun yöntemlerle cilt tonu dengelenebilir.
Sivilce veya cilt travması sonrası gelişen koyu renkli izlerdir. Özellikle koyu cilt tiplerinde daha belirgin olabilir. Sivilcelerin sıkılması bu süreci artırabilir.

Oluşum süreci:
Bu lekeler yüzeysel ya da dermal yerleşimli olabilir. Aktif akne kontrol altına alınmadan yapılan uygulamalar kalıcı başarı sağlamaz.
Göz altı lekesi (periorbital hiperpigmentasyon), göz çevresinde görülen koyu renk değişiklikleriyle karakterize bir pigmentasyon problemidir. Bu durum genellikle genetik yatkınlık, ince cilt yapısı, damar görünürlüğü, güneş maruziyeti ve ciltte artan melanin üretimi ile ilişkilidir.

Göz altı lekeleri bazı kişilerde kahverengi pigment artışı şeklinde görülürken, bazı kişilerde mor veya koyu renkli bir gölge şeklinde ortaya çıkabilir. Yorgunluk, uykusuzluk, alerjik durumlar ve yaşla birlikte cilt incelmesi de göz altı bölgesindeki renk değişikliklerini belirginleştirebilir.
Yaş ilerledikçe melanin dağılımı düzensizleşir ve cilt tonunda farklılıklar oluşur. Genellikle kronik güneş hasarı ile birliktedir.

Belirgin özellikleri:
Bu durumda yalnızca lekeye değil, genel cilt kalitesine yönelik kombine uygulamalar planlanmalıdır.
Nişantaşı’nda leke tedavisi planlanırken en kritik nokta; lekenin yüzeysel mi yoksa dermal mi olduğunu doğru belirlemektir. Yüzeysel lekeler daha hızlı yanıt verirken, dermal yerleşimli lekelerde süreç daha kontrollü ve uzun ilerler.

Özel Dr. Arslan Polikliniği’nde, detaylı cilt analizi sonrası kişiye özel tedavi planı oluşturulur. Amacımız yalnızca lekeleri azaltmak değil; sağlıklı, aydınlık ve dengeli bir cilt görünümünü güvenli şekilde elde etmektir.
Daha Fazla Bilgi Alın
Doktorumuza çekinmeden danışabilirsiniz.


Alanında deneyimli ekibimiz, tüm sorularınızı yanıtlamak için şu an çevrimiçi.
Cilt lekeleri; güneş ışınları, hormonal değişimler, yaşlanma ve ciltte oluşan iltihabi süreçler nedeniyle ortaya çıkan pigment artışlarıdır. En sık görülen leke çeşitleri güneş lekesi, melazma, çil, yaşlılık lekesi ve akne sonrası lekedir. Leke türünün doğru belirlenmesi, en etkili tedavi yönteminin seçilmesi açısından büyük önem taşır.
Güneş lekesi, uzun süreli UV ışınlarına maruz kalma sonucu ciltte oluşan kahverengi pigment artışıdır. En sık yüz, el sırtı ve dekolte bölgesinde görülür. Düzenli güneş koruyucu kullanılmadığında zamanla koyulaşabilir.
Melazma, hormonal değişimlere bağlı olarak özellikle yüz bölgesinde simetrik yerleşimli kahverengi lekelerle ortaya çıkan bir pigmentasyon sorunudur. Gebelik, doğum kontrol hapları ve güneş maruziyeti en sık nedenleridir.
Çil, genetik yatkınlık ve güneş etkisiyle oluşan, küçük ve açık kahverengi cilt lekesidir. Genellikle açık tenli kişilerde görülür ve yaz aylarında belirginleşir.
Yaşlılık lekesi, kronik güneş maruziyeti ve yaşlanmaya bağlı olarak gelişen koyu renkli pigment lekesidir. Genellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkar ve güneşe açık bölgelerde daha sık görülür.
Akne sonrası leke, sivilce ve iltihabi cilt problemlerinden sonra gelişen kahverengi veya kırmızı renk değişikliğidir. Cilt iyileştikten sonra pigment artışı kalıcı hale gelebilir.
Gebelik lekesi, hamilelik döneminde artan hormon seviyelerine bağlı olarak oluşan melazma türü cilt lekesidir. En sık yanak, alın ve üst dudak bölgesinde görülür.
Hiperpigmentasyon, ciltte melanin üretiminin artması sonucu oluşan koyu renkli alanların genel adıdır. Güneş, hormonal değişimler ve cilt travmaları bu duruma neden olabilir.
Postinflamatuar hiperpigmentasyon, ciltteki iltihap, travma veya dermatolojik işlemler sonrası gelişen koyu renkli pigment artışıdır. Özellikle akne sonrası sık görülür ve uygun tedavi gerektirebilir.
Daha Fazla Bilgi Alın
Doktorumuza çekinmeden danışabilirsiniz.


Alanında deneyimli ekibimiz, tüm sorularınızı yanıtlamak için şu an çevrimiçi.
Bu sitede yer alan bilgiler, kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, hiç bir şekilde hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılamazlar. Sitemiz Sağlık Bakanlığı 15/2/2008 tarih ve 26788 numaralı yönetmeliği 29. maddesine göre sunduğumuz hizmet ile ilgili konularda bilgilendirme amaçlı tanıtım ve ilan kapsamında hazırlanmıştır.
Gizlilik İlkesiCopyright © 2026 |
ARSOL DİJİTAL